Yönetim Kurulu Başkanı’nın Mesajı

2024 yılında Türkiye’de para ve maliye politikalarının olumlu etkisiyle dezenflasyon süreci kararlılıkla sürdürülmüştür.

515,3 Milyar TL

Ziraat Katılım toplam aktiflerini geçtiğimiz yıla kıyasla %34 artırarak 515,3 milyar TL’ye yükseltmiştir.

22,4 Milyar TL

Güçlü sermaye ve ortaklık yapısıyla sürdürülebilir başarılara imza atan Ziraat Katılım’ın özkaynak büyüklüğü %13 artışla 22,4 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

2024 yılında küresel ekonominin gündeminde gelişmiş ülkelerde enflasyon oranlarının gerileme süreci, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’da tırmanan gerilim, ABD’de gerçekleşen Başkanlık seçimi yer almıştır. Enflasyonun hedeflenen patikalar içinde hareket etmesiyle birlikte sıkı para politikalarının yerini gevşeme süreçlerine bıraktığı gözlemlenmiştir. Merkez bankalarının faiz indirimlerine başlamasının yanı sıra jeopolitik risklerden kaynaklanan güvenli liman talebi altın fiyatlarının yukarı yönlü seyretmesine neden olmuştur.

Geçen yıl, enflasyon verilerine paralel olarak para politikasındaki gevşeme adımına piyasa beklentilerinin üzerinde bir indirim ile başlayan ABD’de, beklentilere paralel olarak faiz indirim döngüsüne devam edilerek politika faizi %4,25-4,50 aralığına çekilmiştir. ABD Merkez Bankası’nın (FED) yol haritasını en çok yeni Başkan’ın uygulayacağı politikaların etkileyeceği beklentisi genel bir görüş haline gelmiş olup bu kapsamda ABD’nin yeni yönetimi tarafından uygulanması planlanan politikaların, enflasyon hedefine beklenenden daha yavaş ulaşılmasına sebebiyet vereceği öngörülmektedir. FED tarafından yapılan 2025 yılına dair beklenen faiz indirim sayısının azaltılmasına yönelik açıklamalar da bu beklentileri destekler niteliktedir.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından uygulanan sıkı para politikası sonucunda Euro Bölgesi’nde enflasyonun %2’ye indirilmesi hedefinde kayda değer ilerleme sağlanmıştır. Enflasyonun gelecek dönemde de hedeflenen düzeyde seyretmesi beklenen bölgede, ECB temel refinansman faizini yıl içinde %4,50 seviyesinden %3,15 seviyesine kadar indirmiş olmakla birlikte, ABD ekonomi ve güvenlik politikaları ile jeopolitik risklerin önümüzdeki dönem Avrupa ekonomisi üzerinde olumsuz etki sunma ihtimali bulunmaktadır.

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinde, 2024 yılı reel ekonomiyi canlandırma çabaları ile geçmiştir. Çin’de 2024 yılının üçüncü çeyreğinin sonundan itibaren uygulanan kapsamlı teşvik paketinin etkisiyle Çin ekonomisi toparlanma sinyalleri vermiştir. Çin hükümetinin, ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla 2025 yılında da faiz oranlarını ve bankalara uygulanan zorunlu karşılık oranlarını düşürerek bazı finansal destekler sunacağı beklenmektedir. Bu gelişmelere rağmen ABD ile bir ticaret geriliminin ortaya çıkma ihtimali Çin’in büyüme görünümü üzerinde belirsizlik yaratmaktadır.

2024 yılında Türkiye’de para ve maliye politikalarının olumlu etkisiyle enflasyona dair risk ve beklentiler kontrol altına alınmış ve dezenflasyon süreci kararlılıkla sürdürülmüştür. Enflasyon verilerindeki düşüşün yanı sıra, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin devam ettiği gözlemlenmiş, açıklanan enflasyon verileri TCMB Enflasyon Raporu ile uyumlu seyretmiştir. TCMB, yılın son toplantısında politika faizini 250 baz puan indirerek %47,5 seviyesine düşürmüştür.

Uygulanan ekonomi politikalarının katkısıyla Türkiye’nin cari dengesi aylık bazda Haziran ve Ekim ayları arasında fazla vermiş, Türkiye CDS risk priminde gerileme olmuştur. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları da ekonomideki olumlu gelişmeleri göz önünde bulundurarak yıl içinde 2 defa not arttırmıştır.

2024 yılında tasarruf sahiplerinin TL’ye olan talebi ve banka bilançolarında Türk Lirası payında artış ile dolarizasyonda ciddi bir gerileme gözlemlenmiş, uygulanan makro ihtiyati tedbirler ile para politikası desteklenmiştir. Kredi kompozisyonunu şekillendiren regülasyonlar ise üretim, yatırım ve ihracatı destekleyen etkiler sunmuştur.  Ülkemizde 2025 yılında makro göstergelerin daha da sağlıklı olacağı, enflasyonun iyileşmesi ile birlikte faiz oranlarının düşeceği ve buna bağlı olarak normalleşme adımlarının devam edeceği beklenmektedir. Finansman maliyetlerinin azalması hem reel sektörün hem de bankaların kârlılığını olumlu yönde etkileyecektir.

Katılım bankacılığının finansal sektör içindeki payı 2024 yıl sonu itibarıyla %8,14 düzeyinde gerçekleşmiştir. Ülkemizde finansal sisteminin derinleşmesi ve risklere karşı daha dayanıklı hale gelmesi adına kaydedilen bu olumlu performansın sürdürülmesi büyük önem arz etmektedir.

Ziraat Katılım’ın 2024 yılı katılım bankacılığı sektör payı %19 olarak gerçekleşmiştir. Katılım bankacılığında, kullandırılan finansmanların toplam aktiflere oranı %49,5 düzeyinde gerçekleşirken bu oran Bankamızda yaklaşık  %62,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.

2023 yılı sonuna kıyasla Bankamız, finansman kullandırımını da yaklaşık %22 artırmıştır. Katılım bankacılığı ürün ve hizmetlerini çeşitlendirerek Ülkemizin her köşesine ulaşmak amacıyla da Bankamız şube sayısını artırmaya devam etmiştir. Bu doğrultuda Bankamız 2023 yılının sonunda 189 olan şube sayısını 2024 yıl sonunda 208 şubeye çıkartmanın haklı gururunu yaşamaktadır. Ziraat Katılım önümüzdeki dönemde de kârlılık ve verimlilik ilkelerine uygun olarak müşteri odaklı bir anlayış ile Türkiye ekonomisine destek vermeye devam edecektir.

Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Perspektifi

Küresel ekonomi ve finans sektörü, iklim krizinin etkilerini her geçen gün daha belirgin bir şekilde hissetmektedir. Bu kriz, uzun vadeli büyük riskler barındırmakla birlikte özellikle kısa ve orta vadede karbon yoğun sektörlerde kapsamlı bir dönüşüm süreci gereksinimini de beraberinde getirmektedir. Finans sektörü, gelişen düzenlemeler ve artan paydaş beklentileri doğrultusunda bu dönüşümü desteklemek ve ortaya çıkan fırsatları değerlendirmek adına iş birliklerini güçlendirmektedir. Bu minvalde bankalar finansal büyümeyi çevresel ve sosyal etkileri de göz önünde bulunduran yatırımları yönlendiren reel sektördeki yeşil dönüşümün lokomotif gücü olarak öne çıkmaktadır.

2024 yılı itibarıyla sürdürülebilir tahvil piyasasında büyüme devam etmiştir. 2023 yılına kıyasla %5 seviyesinde artan tüm sürdürülebilirlik temalı yıllık ihraçlar, 2024 yılında 1,1 trilyon ABD dolarına ulaşmıştır. Yeşil tahvil ihraçları, yıllık toplam sürdürülebilirlik etiketli ihraçların %57’sini oluşturarak piyasadaki baskın konumunu korumuştur. Olumlu makroekonomik beklentiler doğrultusunda, 2025 yılında da sürdürülebilirlik temalı tahvil türleri ihraçlarında artış beklentisi devam etmektedir.

Türkiye, Yeşil Mutabakat Eylem Planı ve 2053 karbon nötr hedefiyle yeşil dönüşüm sürecine dâhil olmuş ve Bakü’de Kasım 2024 tarihinde gerçekleştirilen 29. Taraflar Konferansında (COP29) Türkiye’nin iklim yol haritası açıklanmıştır. Bankacılık sektörü, bu hedeflere ulaşmada dönüştürücü gücüyle kritik bir görev üstlenmektedir.

Katılım bankacılığı ve sorumlu yatırım prensibini temel alan Bankamız, iklim stratejisi ve risk yönetimi perspektifine iklim faktörlerini dâhil ederek sürdürülebilir finans yaklaşımını benimsemiştir.

Hedeflerimize ulaşma yolunda, paydaşlarımızın değerli desteği ve çalışanlarımızın özverili katkılarıyla güç buluyoruz.
Bu kapsamda; 2024 yılına ait Ziraat Katılım Bankası 1. Entegre Faaliyet Raporu’nu sizlerle paylaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Bankamızın başarılı çalışmalarında emeği ve katkısı olan çalışanlarımıza şahsım ve Yönetim Kurulumuz adına teşekkür ederim.

Alpaslan ÇAKAR
Yönetim Kurulu Başkanı